ÜLKEMİZDE CEVİZ YETŞTRİCİLİĞİ

 

GENEL DURUM

 

Ülkemizin her bölgesinde ceviz ağaçları doğal olarak yetişebilmektedir. Soğuk kuzey rüzgarlarından korunmuş vadilerde ve bu vadilere açılan dere yamaçlarında ceviz ormanlarına rastlamak mümkündür. Yurdumuz zengin ceviz ağacı populasyonları içinde yöre isimleri ile tanınan çok sayıda tipler meydana gelmiştir.

Şebin, Niksar, Kemah, Erzincan, Göynük, Adilcevaz, Bitlis, Hekimhan, Kahramanmaraş (Bahri koz), Ermenek, Kaman cevizi bu örneklerden bazılarıdır.

Ceviz ağaçlarının son yıllara kadar tamamen tohumla, çöğürden aşısız olarak üretilmesi, Ülkemizin geniş bir ceviz populasyonuna sahip olmasına neden olmuştur. Bu zengin ceviz ağacı populasyonu içerisinde çok üstün vasıflı, kaliteli ve verimli meyve verenlerine de rastlanılmaktadır.

Aşılı ceviz üretiminde, son yıllarda büyük bir artış olmakla birlikte, bilgisizlik ve kontrolsüzlük nedeni ile standart olmayan verimsiz ve kalitesiz çeşitlerin yayıldığı görülmektedir. Son yıllarda yapılan araştırma – geliştirme çalışmaları sonucu, yüksek kaliteli ve verimli, çevre koşullarına iyi adapte olan ceviz çeşitleri ve tipleri seçilmekte, aşılı ceviz fidanları bu tiplerle üretilerek kapama bahçeler kurulmasına yardımcı olunmaktadır.

Ülkemiz dünya ceviz üretiminde A.B.D. ve Çin’den sonra üçüncü sırada olup (Çizelge.1), İspanya, İran, Portekiz ve Hindistan diğer önemli üretici ülkeler arasındadır.

Ceviz Üretim Alanları (Ha)

Yıllar

1999

2000

2001

2002

2003

Dünya

569,497

589,270

609,433

620,972

618,103

Türkiye

58,716

59,000

60,496

59,000

59,000

 

Ceviz Üretim Miktarları.

 (Milyon ton)

yıllar

1999

2000

2001

2002

2003

Dünya

1,206,667

1,242,986

1,280,457

1,379,868

1,446,498

Türkiye

120,000

116,000

116,000

120,000

125,000

 

 

Çizelge1. Bazı Ceviz Üretici Ülkeler ve Üretim Miktarları  (1000 Ton)

Ülkeler

2000

2001

2002

2003

A.B.D.

Çin

Türkiye

İran

Dünya Toplamı

   216

   300

   122

   140

1.188

   225

   330

   122

   135

 1.221

   256

   343

   120

   178

 1.380

   295

   360

   120

   160

1.447

Kaynak: FAO, www. Fao.org. sayfası (2003).

 

 

Türkiye’de istatistiklere göre, yıllık 773.000 ton sert kabuklu meyve (fındık-ceviz-badem-antepfıstığı kestane) üretilmekte ve toplam 12.5 milyon tonluk meyve üretiminde %6.1'lik pay almaktadır.(Cetvel.  )

Ceviz üretimi, yıllara göre değişmekle birlikte, sert kabuklu meyve üretiminde yaklaşık %15'lik paya sahiptir. Geleneksel ürünlerimizden olan fındıktan sonra, sert kabuklu meyve üretiminde Ceviz ikinci sıradadır.

 

 

 

 

 

 

Türkiye’de Sert kabuklu Meyve Üretim Miktarı  ve Ağaç Sayısı.

Meyve Türleri

 Üretim Miktarı(ton)

Ağaç Sayısı

Ceviz

122.000

4.646.000

Badem

37.000

4.629.000

Fındık

490.000

279.400.000

Antepfıstğı

40.000

41.689.000

Kestane

76.000

2.549.000

Toplam

773.000

332.773.000

Kaynak:Agricultural Structure and Production (2001)

 

Ülkemiz geniş bir ceviz potansiyeline sahip olmakla birlikte, ağaç başına verim 32-37 kg arasında değişmektedir. Söz konusu verim daha çok yabani (aşısız) ağaçların verimleridir. Aşılı ceviz fidanları ile bahçe tesis edildiğinde, verimde aşısızlara göre, %50-60 oranında artış sağlanabilmektedir. Aşısız (yabani) cevizler 7-10 yaşlarında meyve vermeye başladığı halde, aşılı cevizler 4 yaşından itibaren, ekonomik ölçülerde olmasada, meyve vermeye başlamaktadır. Aynı zamanda  yabani ağaçlardan alınacak 6 kg kabuklu Meyveden 1,5-2 kg iç Ceviz alınırken, aşılı ceviz ağaçlarından 6kg Meyveden en az 3 kg iç ceviz alınmaktadır. Önerilen aşılı Ceviz fidanları ile bahçe tesis edildiğinde; 5 Yaşındaki bir ağac 4-5 kg, 8 yaşındaki bir ağaç 10-15kg, 12 yaşındaki 25-35kg, 14-15 yaşındaki 45-60 kg, 20 yaşındaki 80-100 kg meyve verebilmektedir.

İstatistiklere göre, ülkemizde meyve veren ve vermeyen 5 885 000 'e yakın ceviz ağacı varlığı bulunulduğu belirtilmektedir (Çizelge 2).

Çizelge 2.Türkiye’deYıllara Göre Ağaç Sayısı, Üretim ve

Verimlerdeki Değişmeler.

 
Yıllar

Ağaç Sayısı (1000 Adet)

 

Üretim

(ton)

 

Verim

(kg/ağaç)

Toplam Ağaç

Meyve Veren

Meyve Vermeyen

2000

5040

3550

1490

116

33

2001

5420

3640

1780

116

32

2002

5880

3850

2030

120

33

2003

-

-

-

130

37

Kaynak: www. Tarım.gov .tr (2003)

CEVEZİNİN SİSTEMATİĞİ VE CEVİZ TÜRLER

CEVİZİN SİSTEMATİĞİ

 

Sınıf                Dicotiledoneae           Ciftçenekliler

TAKIM          Juglandales                 Cevizler

Familye           Juglandaceae                          Cevizgiller.

Cins                Juglans                        Ceviz

Tür                  J.Regia.L. Anadolu Cevizi,İran Cevizi(J .Persian) ve İngiliz Cevizi,

             Bu Cinsin 40 kadar türü bulunmaktadır. Meyve kalitesi bakımından bu türler içerisinde , dünyada ve yurdumuzda en çok üretimi yapılan ve yaygın olan cinsler ise (Juglans Regia L.)Anadolu Cevizi,Adı Ceviz ve Pecan Cevizi (Carıya İllinoensis) dir.

            Pecan Cevizi: Sıcak iklim bitkisi olup Anavatanı Brezilya ve Güney Amerika nin doğu sahillerinde yetiştirilmektedir. ,Türkiye de ise Ege ve Akdeniz bölgelerinde  yetiştirilmesi uygun olmaktadır.

 

ÇEŞİT SEÇİMİ

Genellikle kaliteli ve iyi bir meyve elde etmek için seleksiyon yoluyla ıslah edilen ceviz çeşitleriyle bahçe kurulmalıdır. Islah edilen çeşidin muhafazaya alınması ve çoğaltılmasında en uygun yöntem, aşı ile çoğaltmadır. Bazı meyve türlerinin çelikle ve doku kültürü ile çoğaltılması mümkün ise de cevizlerin bu şekilde ticari olarak çoğaltılması yaygın değildir.

Verimli ve kaliteli ceviz çeşit seçiminde göz önünde bulundurulması gereken en önemli özellikler; ağaç tacının düzgün gelişmesi, soğuğa ve kurağa karşı dayanıklı olması, üstün verimli ve kaliteli meyveler oluşturması, meyvelerinin ince kabuklu ve iç kısmının kabuktan kolay ayrılması, meyve ağırlığının en az 10 gram, iç randımanın ise % 50'nin üzerinde olması, her yıl meyve vermesi, hastalık ve zararlılara karşı dayanıklı olmasıdır. Bu özelliklerden çoğunu taşıyan ceviz çeşitlerinden aşı kalemi alınarak, yabani ceviz çöğürleri aşılanmalıdır.


Ülkemizde yapılan seleksiyon çalışmaları ve yurt dışından getirtilen  yabancı ceviz çeşitleri ile adaptasyonu sonucunda birçok ceviz çeşit ve tipleri seçilmiştir. Standartlara ve üretime uygun bazı çeşitlerin özellikleri aşağıda verilmiştir.

YALOVA-1Ağacıyayvan ve kuvvetli bir taç gelişmesine sahiptir. Salkımda meyveler 1-2'li olup, kabuk orta kalınlıkta, az pürüzlü, oval şekilli bir çeşittir. Meyve ağırlığı 16 g, iç oranı % 49'dur. Yağ oranı % 70, protein oranı % 23 olup, kabuktan ayrılması kolaydır. Nisan ayının başında yapraklanır. Geç donların görülmediği yerlerde yetiştirilmesi tavsiye edilir. Kuru ve taze ceviz olarak tüketilmeye elverişlidir. Yalova-4, Kaplan-86 ve Şebin çeşitleriyle tozlanır. Eylül ayının ortalarında hasat edilir.

 

 

YALOVA-3: Dik, yayvan dallı olup, orta kuvvetli bir taç gelişimi gösterir. Salkımda meyveler 2-3'lü oluşur. İnce kabuklu ve ovalimsi bir meyve şekline sahiptir. Meyve ağırlığı 13 g, iç randımanı %53'dür. Yağ oranı %69, protein oranı %21 olup, kuru ceviz olarak tüketilmeye elverişlidir. Kabuktan ayrılması kolaydır. Ceviz yetişen tüm bölgelerde yetiştirilebilir. Yalova-1, Bilecik ve Tokat-1 (60 TU-1) çeşitleriyle tozlanır. Eylül ayı sonlarında hasat edilir.

YALOVA-4: Yayvan, dik dallı ağacı orta kuvvette gelişme gösterir. Ceviz yetişen tüm bölgelerde yetişebilir. Erken çiçeklenir. Geç donların görülmediği yerlerde yetiştirilmesi tavsiye edilir. Meyveler 2-5'li oluşur. Meyve içi dolgun olup kabuktan kolay ayrılır. Tane ağırlığı 13 g, iç oranı %52, yağ oranı %69, protein oranı %17’dir. Kuru ceviz olarak tüketilmeye elverişlidir. Yalova-1 ve Kaplan-86 çeşitleriyle tozlanır. Eylül ayı sonlarında hasat edilir.

 

 


 

ŞEBİN: Sık dallı, yayvan bir taç gelişmesi gösterir. Kıyı bölgeleri hariç, ceviz yetişen tüm yörelerde yetişir. Özellikle geç donların görüldüğü yerlere tavsiye edilir. Çok verimli, meyve salkımı 2-4'lü dür. Oval bir meyve yapısına sahiptir. İnce kabuklu, kabuktan kolay ayrılır. İçi dolgun, tane ağırlığı 12 g, iç oranı %63, yağ oranı %67, protein oranı %17 olup, çiçekleri homoganaus (erkek ve dişi çiçeklerin eş zamanlı açılması) olup kendine verimlidir. Bilecik ve Yavuz-1 (KR-2) çeşitleri ile tozlanır. Eylül ayı sonlarında hasat edilir.

 

 

                                                 

 


 

YAVUZ-1 (KR-2),Yaygın, dik formlu bir taç gelişmesi gösterir. Özellikle geç donların görüldüğü yerlerde yetiştirilmesi tavsiye edilir. Meyvesi oval şekilli olup, kabuktan çok kolay ayrılır. Tane ağırlığı 17.4 g, iç oranı %56, içi dolgun, beyaz renklidir. Kuru ve taze ceviz olarak tüketilmeye elverişlidir. Eylül ayı sonlarına doğru hasat edilir. Tozlayıcısı Şebin, Bilecik ve Gültekin.1çeşitleridi 
          BİLECİK: Dik, yayvan ve kuvvetli bir taç gelişmesi gösterir. Kıyı bölgeler hariç, tüm bölgelerde yetiştirilir. Özellikle geç donların görüldüğü yörelere tavsiye edilir. Meyve salkımı 2-3'lü yapıdadır. %30 yan dallarda meyve yapar. İnce kabuklu, içi dolgun olup kabuktan kolay ayrılır. Tane ağırlığı 13 g, iç oranı %53, yağ oranı %68 ve protein oranı %18’dir. Kuru ceviz olarak tüketilmeye elverişlidir. Şebin, Yalova-3 ve Yavuz-1 (KR-2) çeşitleriyle tozlanır. Eylül ayı sonlarında hasat edilir

 

            KAPLAN-86: Dik, yayvan bir taç gelişmesi gösterir. Özellikle kıyı bölgelerde yetiştirilmesi tavsiye edilir. Meyve salkımı 2-3'lü olur. Meyveleri elips şeklinde olup, kabuktan kolay ayrılır. Taze ceviz olarak tüketilmeye elverişlidir. Normal cevizlerden daha büyük meyveli olması dikkat çekicidir. Tane ağırlığı 24 g, iç oranı %40, protein oranı %16, yağ oranı %68'dir. Bir yıl çok, bir yıl az meyve verir. İçi orta dolgunlukta olup, Yalova-1, Yalova-3 ve Şebin çeşitleriyle döllenir. 15 Ağustos'dan itibaren hasat edilir.


             GÜLTEKİN-1 (KR-1): Dik, kuvvetli bir taç gelişmesi gösterir. İyi kaliteli ve albenisi olan meyvelere sahiptir. Kabuktan kolay ayrılır. Geç donların görüldüğü yerlerde yetiştirilmesi tavsiye edilir. Meyve salkımı 1-2'li olur. Tane ağırlığı 17 g, iç oranı %40, içi dolgun, açık beyaz renkli olup, taze ve kuru olarak tüketilmeye elverişlidir. Şebin ve Bilecik çeşitleriyle tozlanır. Eylül ayının ortalarında hasat edilir.

ŞEN-2 (24-KE-21): Dik, yayvan, kuvvetli bir taç gelişmesi gösterir. Kıyı bölgeler hariç diğer bölgelerde yetiştirilir. Özellikle geç donların görüldüğü yerlerde yetiştirilmesi tavsiye edilir. 2-3'lü meyve yapar. Kaliteli, verimli, içi dolgun, kabuktan kolay ayrılır. Çiçekler kendine verimli (homoganaus) dir. Meyve şekli yuvarlak, tane ağırlığı 17 g, iç oranı %54, içi dolgun olup, kabuktan kolay ayrılır. Protein oranı %18, yağ oranı %74'dür. Kuru ceviz olarak tüketilir. Şebin, Yalova-1 ve Yavuz-1 (KR-2) ile tozlanır. Eylül ayı sonlarına doğru hasat edilir.


           

77H-1 Dik yayvan bir taç gelişmesi yapar. Meyve salkımı 1-2’li olur. %25-30 oranında yan dallarda meyve yapar. kabuk rengi açık ve düzgün, oval şekillidir Kabuk kalınlığı orta, içi dolgun kabuktan kolay ayrılır. Tane ağirliği 16 gr, iç oranı %53, kuru ceviz olarak tüketilmeye elverişlidir. Yalova .1, Şebin ve KR.2 ile çeşitleri ile tozlanır. Eylül ayın ortalarında hasat edilir.


TOKAT-1 (60 TU-1): Dik, yayvan bir taç gelişmesi gösterir. Çok ince kabuklu, içi dolgun, beyaz renklidir. Kabuktan kolay ayrılır. Meyve şekli yuvarlak olup tane ağırlığı 12 g, iç oranı %63, protein oranı %23, yağ oranı %71'dir.Taze ve kuru ceviz olarak tüketilmeye elverişlidir. Yalova-1, Yalova-3 ve Şebin çeşitleriyle tozlanır. Eylül ayının ortalarında hasat edilir.

 

 

 

 

 


(Fidanlarımız Sertifikalıdır.)

- Osmanlı çimi üretimimiz başlamıştır. Çimlerimiz Viyollerde olup birim fiyatı 45 kuruştan satışı yapılmaktadır.
CEVİZ ÇEŞİTLERİ 
  I. BOY  II. BOY  TÜPLÜ
YALOVA 1  12,00 TL   10,00 TL
ŞEBİN 1200 TL   10,00 TL
BİLECİK 12,00 TL   10,00 TL
YALOVA 3  12,00 TL    
YAVUZ-1  12,00 TL   10,00 TL
CHANDLER 12,00 TL   12,00 TL
Badem (FerroQueas)  8   7,00 TL
Badem (Ferroduael) 8   7,00 TL

CEVİZ TOHUMLARININ EKİMİ


Toprak hazırlanıp tava geldiğinde, tohumlar aşı parseline sıra aralığı 60-90 cm, sıra üzeri 15-20 cm ve derinliği 7-10 cm olacak şekilde karıklar açılır. Cevizin yanak kısımları yanlara, yapışma yeri (damar kısmı) toprağa gelecek şekilde 15cm aralıkla dizilerek ekilir (Resim1). Ceviz tohumlarının üzeri iki kısım toprak, bir kısım gübre, bir kısım dere kumundan oluşan hazırlanmış harçlı toprakla kapatılmalı, ekim tamamlandıktan sonra can suyu verilmelidir.

Resim 1. Ceviz tohumu ekimi 

 

 


                               


Resim 2. Aşıya hazır ceviz çöğürleri

CEVİZLERDE UYGULANAN AŞI METOTLARI


Meyve ağaçlarının çoğaltılması ve geliştirilmesi için  kullanılan metotlardan biri de aşıdır. Dikim sonrasında toprak yüzeyine çıkan ve hızla gelişen çöğürlerde bakım işleri yapılır (Resim 2). İyi bir bakımla çöğürler aynı yıl aşıya getirilebilir. Gerek çöğürün ve gerek aşı kaleminin kabuk kalınlığının aynı olması, diğer bir ifade ile aynı yılın sürgünü olması, aşı tutma oranını artırır ve aynı yılda aşı yapılabilir. Çöğürlerin birinci yıl aşıya gelmemesi durumunda ikinci yıl yapılacak yama göz aşısında başarı oranı düşer. Bu nedenle, ikinci yılın ilkbaharında çöğürlerin tepesi, toprak seviyesinden 2-3 göz üzerinden kesilerek, yama göz aşı için kalem ve anacın aynı yılın sürgünü olması sağlanır (Resim 3-4). Yeni çıkan bir yıllık sürgüne yama göz aşısı yapılarak bu aksaklık giderilmeye çalışılır.

 

 

      
Resim 3. Cevizde aşı kalemleri

 

 

                                               

 


                                        
Resim 4. Cevizde kalem aşısı şekilleri

 
Ceviz fidanı elde edilmesinde çok kullanılan aşı yöntemleri aşağıda kısaca açıklanmıştır.

4.6.1. Yama Göz Aşısı

İklim koşullarına bağlı olarak aşı zamanı değişebilir. Aşıya başlama zamanı çöğürün kabuk verip vermediğinin kontrolü ile anlaşılır. Genellikle tohum ekilen yılın ağustos ayının başından eylül ayı ortalarına kadar aşılama yapılabilir. Tohumdan aynı yıl elde edilmiş olan çöğürün boyu, toprak yüzeyinden 15-20 cm yükseklikte, çap kalınlığı en az 1.5-2 cm olmalıdır.

 


Resim 5. Aşıya hazır ceviz  çöğürü        Resim 6..Ceviz aşı Malzemesi.


Resim 6-7. Cevizde yama göz aşısı uygulaması.


Resim 5-6’da görüldüğü gibi çöğürlerin aşıya gelmesi için  aşıdan bir hafta önce sulanmalı, sulamadan 1-2 gün sonra da çöğürlerin yaprakları temizlenerek uç alınmalı ve 2-3 yaprak (soluk dal) bırakılmalıdır. 



Resim.8.Cevizde yama göz aşısı ile aşılanmış çöğürler.

 
 

 

 

Bu işlemlerden sonra aşı uygulamasına başlanılmalıdır. Aşıda en önemli husus; aşı kalemlerin günlük olarak kesilip kullanılmasıdır. Zorunlu olmadıkça aşı kalemleri stok edilmemelidir. Aşı yapıldığı anda aşı kalemleri nemli bir çuval içerisinde aşı parselinde hazır bulundurulmalıdır.

Kullanılan aşı kalemleri ne kadar pişkin ve dolgun olursa, aşı tutma oranı da o derece yüksek olur. Aşı kalemlerinin uç kısmına doğru oluşan gözlerden, zorunlu olmadıkça göz alınmamalıdır.

Aşı, çift ağızlı özel aşı bıçağı ile yapılır (Resim.6). Aşı kalemi ile kullanılan çöğür, aynı yılın sürgünü olmalıdır. Yama göz aşısı için aşıdan sonra  iklim şartlarına bağlı olarak gece ve gündüz ısı farkının az olması, yani sıcaklığın maksimum 27°C, minimum 21°C ve nispî nemin %50 ile %60 arasında olması aşı başarısını yükseltir. Aşı yapıldıktan üç hafta sonra aşılar kontrol edilmeli ve aşı bağı çözülmelidir. Eğer aşı kaynaşmasını sağlayan kallus dokusu yeterince oluşmamış ise aşı bağı 4-5 hafta sonra çözülmelidir.

Özellikle dış koşullarda yapılan aşılarda, aşı zamanı iyi seçilmelidir. Çünkü yıllara göre ekolojik koşulların değişim göstermesi, aşılarda her bölge için en uygun aşı zamanının seçilmesi gerektiğini göstermektedir.

Diğer meyve türlerinde kullanılan rafya yerine, cevizde aşı bağı olarak beyaz mat renkli plastik bant, 8-10 mm genişliğinde şerit şeklinde kesilerek kullanılmalıdır. Plastik bağın kullanılmasıyla, aşı yerinde boğulmaya engel olunarak düzgün bir fidan gelişmesi sağlanır.

4.6.2. Omega Aşısı

Yarma kalem aşısının bir benzeri olan makineli omega kalem aşısı, uygulamada yeni bir aşı yöntemi olarak yer almıştır. Türkiye şartlarında şubat ve mart aylarında,bu aşı yöntemi uygulanmalıdır.


Omega kalem aşısının önemli özelliği, yama göz aşısı uygulanan ve sonuç alınamayan 1-2 yaşlı çöğürlerin bir yıl sonra aşı tutmayan çöğürler araziden sökülerek, bu aşı yöntemiyle aşılanması ve sıcaklık kontrolü yapılan kapalı bir alanda muhafaza edilmesi esasına dayanmaktadır. Bu yöntemde de çöğür ve kalem kalınlıklarının aynı olması istenir. El veya ayakla kumanda edilen makine yardımı ile çok sayıda çöğüre aşı yapmak mümkün olmaktadır (Resim. 9).


Resim. 9. Cevizde omega aşı makinesi ve aşının yapılışı.

 


Aşılanabilir özellikteki çöğürler sökülerek aşı odasına getirilir. Aşıya hazırlık işlemleri tamamlandıktan sonra, aşı makinesi yardımı ile aşı kalemi ve çöğürde omega şeklinde oyuklar açarak birbiri içerisine yerleştirilir. Yerleştirme işlemi tamamlanan aşılanmış çöğürler, daha önce hazırlanan 43 0C’deki parafine batırılır. Hazırlanan harçla (taze kavak veya çam talaşı ile yüzde 15-20 oranında perlit karışımı) doldurulan 60x70, 60x80 cm ebadında plastik veya ağaçtan yapılmış aşı sandıklarına aşılı fidanlar tek tek dizilir. Kontrolü aşı odasına aşı sandıkları konur. Odanın sıcaklığı tedrici olarak, gün aşırı  3 0C artırarak sıcaklığı 25–27 0C’ye ulaşınca sabitleştirilir. Sıcaklığın minimum 25 0C, maksimum 27 0C ve nispi nemin %60-70 olmasına tabı tutulur. Aşı odasının havalandırmasını sağlamak için havalandırma aspiratörü konur. Bu aspiratöre zaman ayarlı saat bağlanır. Belirli saatlere ayarlanarak otomatik olarak havalandırma sağlanır. Böylece hiç müdahaleye gerek kalmadan 24 saat havalandırma kontrol altına alınmış olur.


        Resim 11. Omega aşısı yapılmış fidanların sandıklara Alınması ısı odasında aşı yerinin kaynaştırılması.

 

    Resim 10. Cevizde omega aşısı yapılmış fidanlar.
Aşılarda kaynaşma (kallus) yeteri kadar oluştuğunda aşı odasının sıcaklığı tedrici olarak günde 3 0C düşürülür ve fidanların dış koşullara uyumu sağlanır. Daha önceden hazırlanan harçla doldurulmuş torbalara fidanlar dikilerek gölgeleme seralarına alınır. Burada sulama ve gübreleme gibi gerekli bakım işlemleri yapılır. Böylece dış şartlarda yapılan aşılarda, ancak 2-3 yılda aşılı fidan elde edilirken, Omega aşı yöntemi ile 16-18 ayda fidan elde etmek mümkün olmaktadır (Resim 10,11).

 

 

4.6.3. Dilcikli Aşı

İlkbaharda uygulanan aşılardan biri de dilcikli aşıdır. Bu aşı çöğür ile kalemin yaşları farklı, fakat çapları birbirine eşit olması durumunda uygulanır. Özellikle yazın yapılan yama göz aşılarında aşı tutmayan çöğürlere ikinci yılın ilkbaharında dilcikli aşı uygulanabilir (Resim. 13).Kalem ve çöğürün aynı kalınlıkta olması, kambiyum dokusunun birbirine iyi temas etmesi bakımından önemlidir. Bu durumda aşı tutma oranı daha yüksek olur. Ancak diğer aşılara göre beceri ve dikkat isteyen bir aşı şekli olduğundan pratikte fazla yaygın değildir. Yapılan yama göz aşısı ile birbirini tamamlayan ve devamı sayılan bir aşı şekli olduğundan fidan üreticilerince zaman zaman kullanılmaktadır. Ayrıca iklimi soğuk geçen bölgelerde birinci yıl aşıya gelmeyen, o yılın devamında (ikinci yılın ilkbaharında) çap kalınlığı 2-3 cm olan ceviz çöğürlerinde dilcikli aşı önerilmektedir.



 

          
Resim 13. Cevizde dilcikli aşının yapılış aşamaları

4.6.4. Yarma Kalem Aşısı

İlkbaharda iklim koşullarına bağlı olarak Şubat ayının 15'inden Mart ayının sonuna kadar yapılabilir. Yaz döneminde tutmayan bir yaşındaki çöğürlerle birlikte, 5 yaşındaki yabani ağaçlara dahi bu aşılar uygulanabilir (Resim14-15). En önemli husus, ilkbahar döneminde yapılacak aşılarda yabanilerin (çöğür) tepesinin aşıdan önce fidanın kalınlığına bağlı olarak toprak seviyesinden 20-30 cm yukarıdan kesilmesidir. Bu işlemden sonra özsuyun akıtılması için 7-10 gün beklenmeli ve sonra aşı yapılmalıdır. Yarma kalem aşılarında, aşıdan sonra aşı yerini fazla soğuk ve sıcaktan korumak aşı tutma oranını artırır. Bu maksatla aşıdan sonra aşının çevresine silindir şeklinde sert kağıt veya plastik boru geçirilerek içine geçirgen kumlu toprak,  ince dere kumu veya milli toprak doldurulur ve en az bir ay kadar bekletilir. Ancak havalar çok sıcak geçerse harcı az miktarda su ile nemlendirmelidir. Yarma kalem aşılarında en önemli özellik, aşı kalemlerinin bitkiye su yürümeden  önce kesilip +4°C' de muhafaza edilmesidir.


Diğer meyve türlerinden farklı olarak, yarma kalem aşısı yapılacak yabani ceviz fidanlarının tepesinin 7-10 gün önce kesilmesidir. Çünkü özsu salgılaması cevizlerin aşılanmasında sorun yaratmaktadır. Aşı noktasındaki özsu birikimi, kallus oluşumunu ve kaynaşmayı engelleyerek aşı tutma oranını büyük ölçüde düşürür.


 

   Resim. 14-15. Cevizde Yarma Kalem Aşısının Yapılışı

 

BAHÇE TESİSİNDE DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR

Bahçe kurulmasında ilk adım dikilecek çeşitlerin belirlenmesidir. Çeşit belirlemede önemli konulardan birisi, cevizin çiçek yapısı ve buna bağlı olarak yeterli tozlanmayı sağlayacak özellik göstermesidir. Cevizlerde erkek ve dişi çiçekler aynı dal üzerinde olup, farklı yerlerde teşekkül eder. Cevizin erkek ve dişi çiçekleri farklı zamanlarda olgunlaşır ve dichogamy eğiliminin yaygın olduğu görülür. Bu nedenle bahçe, karşılıklı olarak erkek ve dişi çiçekleri aynı zamanda olgunlaşan, en az iki çeşitle kurularak risk azaltılır. Birbirini tozlayan çeşitler (Şekil 1) de verilmiştir. Seçilecek çeşidin soğuklama süresi bilinmeli ve dikilecek yerin soğuklama süresi ile uyumlu olmalıdır. Eğer çeşidin soğuklama ihtiyacına göre yer seçilmezse bitkinin gelişmesinde, çiçeklenme ve meyve veriminde düşüşler olur. Bu nedenle bahçe kurulacak yerin yaz ve kış sıcaklıkları önem taşır. Yerin uygunluğunu tayin eden en kritik faktör ilkbahar sıcaklık değişimleridir. Vadilerdeki 30-40 m. yükseliş ilkbahar döneminde geceleri 3-6°C’lik bir artış sağlar. Uygun bir yer seçimi, üreticiyi dondan korunma için uzun yıllar yapacağı masraflarından kurtarır. Cevizlerin çiçek açma dönemindeki soğuklar daha önemlidir. Genç fidanlar, yaşlı ağaçlara oranla soğuklara karşı daha hassastır. Ceviz ağacının uzun ömürlü olduğu düşünülerek (aşılı fidanlarla bahçe tesis edilecek ise), ağaçlar arasındaki mesafe arazının yapısına bağlı olarak arazı yüzde 10 meyilli ise aralık 7x8 metre ve daha fazla meyilli ise  8x8, metre aralıkla  dikim yapılmalıdır. Çünkü bu bahçelere dikilen ağaçlar tohumdan aşısız olarak üretildiğinden daha geniş taç oluşturmaktadır. Fakat günümüzde ceviz bahçelerinde sıra arası ve sıra üzeri mesafeler daha dar seçilmekte ve böylece birim alana daha fazla sayıda fidan dikimi gerçekleştirilmektedir. Uzun ömrü dikkate alınarak 10x10 m, 11x12 m aralıkla dikilmesi önerilmektedir

 

Şekil 1. Ceviz Çeşitlerinin Tozlanma Şeması

Fidan Çukurlarının Hazırlanması

 

 Şekil 2.Fidan dikim çukurunun açılması ve dikim tahtası kullanılarak fidan dikimi A Üst toprak, B: Alt toprak

Fidan dikiminde toprağın yapısına bağlı olarak çukurlar en az 80 cm derinlik, 70 cm genişlik veya 60 cm derinlik, 50 cm genişlik olacak şekilde açılmalıdır. Çukur açılırken üst toprak bir tarafa ve alt toprak ayrı bir tarafa çıkarılmalıdır. Dikim çukurunun dip kısmına kök gübresi (250 g Triple SüperFosfat ve 250 g Potasyum Sülfat) karıştırılarak konulmalıdır. Üzerine en az 10 cm olacak şekilde üst toprak ilave edildikten sonra, daha önceden hazırlanan harç ile fidanın aşı noktası toprak seviyesi üzerinde kalacak şekilde doldurulur. Fidan dikimi yapılan yerde hakim rüzgarın estiği yönde fidanların diplerine herek dikilir ve iple bağlanır (Şekil 2). Dikimden sonra can suyu verilmelidir. Yeni tesis edilen bahçelerde vegetatif (aşı) yolla üretilmiş fidanlar kullanılmakta ve bu fidanlar daha erken meyveye yatmaktadır.

Sonbaharda ağaç yapraklarının dökümünden itibaren ilkbaharda bitkiye su yürüyünceye kadar fidan dikilebilir. Kışları ılıman ve çok sert olmamak şartıyla kurak bölgelerde sonbahar dikimi daha iyi olur.

 

BUDAMA VE TERBİYE ŞEKİLLERİ

Ceviz ağacı diğer meyve ağaçlarına uygulanan budama şeklinden biraz daha farklı budanır. Ceviz fazla oranda budama gerektirmeyen bir meyve türüdür. Her yıl uygulanan ve düzensiz yapılan budama verim düşüklüğüne yol açar, çok kuvvetli dal ve sürgün meydana getirmesine neden olur. Birçok meyve türünde meyveler, budanan yıllık sürgünlerde oluşurken, cevizlerde budamadan sonra sürecek dallarda dişi çiçek teşekkül eder. Böylece ceviz ağacı iki yıllık sürgünlerde meyve oluşur.


Cevizlerde budama ilk bahçe kurulduğunda, sadece boyunlu gözler kesilerek göz budaması şeklinde yapılır. 3'ncü yılda ise şekil budaması yapılır.(Resim-16-17). Daha sonraki yıllarda ise sadece ceviz ağaçlarının ölü ve kuruyan dalları temizlenir. Cevizlerde her yıl budama yapılmaz, ancak ağaçlar birbirine yakın dikilmiş ise seyreltmek için derin bir budama uygulanır. Böylece ağaca yeni bir şekil verilir.

                       

                                  

                                  Resim. 16.Yeni dikilen fidan hereğe bağlanır.

                       


             Resim 17.Cevizde şekil budaması

 

GÜBRELEME

Cevizin en fazla gereksinim duyduğu makro element azot olup, bunu potasyum izlemektedir. Fosfor gereksinimi oldukça azdır.

Dikimden önce yalnız fosfor ve potasyumlu gübre uygulanır. Verilecek gübre miktarı dikim öncesi 10-50 kg/dekar triple süper fosfat ile 10-40 kg/dekar potasyum sülfat, dikim sonrası 10-30 kg/dekar triple süper fosfat ile 15-45 kg/dekar potasyum sülfat arasında değişmektedir.

Kesin gübre miktarları ve bu gübrelere gerek olup olmadığı toprak analiz sonuçlarıyla belirlenir. Derin toprak işlemesi ile 20-40 cm için gereken gübreler de mutlak surette verilmeli, ayrıca dikim öncesi fidan çukurlarının diplerine çukur gübrelemesi de (250 gram triple süper fosfat ve 250 gram potasyum sülfat birlikte) yapılmalıdır.

Dikimde azotlu gübreleme yapılmaz. Fidanların birinci yaşından başlayarak ağacın her yaşı için 100 gram/ağaç hesabıyla toprak pH’sına göre amonyum nitrat veya amonyum sülfat verilir.

 HASTALIK VE ZARARLILAR İLE MÜCADELE

HASTALIK VE ZARARLILARLA MÜCADELE

1. Elma İçkurdu (Cydia pomonella L.)

Ergin kelebek gri renkli ve ortalama 10 mm uzunluğundadır. Kelebeklerin her iki kanat ucunda yer alan üçgen şeklindeki koyu bakır renkli leke karakteristiktir. Larvaları yumurtadan ilk çıktığında 1 mm boyunda, gelişmesini tamamlayan larva 15-20 mm boyunda ve beyazımsı pembe renklidir. Elma içkurdu kışı ağaç gövdelerinde çatlamış kabuklar arasında olgun larva döneminde geçirir. İlkbaharda ergin çıkışları iklime bağlı olarak nisan sonu mayıs başında görülür ve yaklaşık bir ay sürer. Erginlerin yumurta bırakabilmesi için akşam alacakaranlık sıcaklığının üst üste iki gün 15o C üzerinde olması gerekir. Yumurtalar yapraklara ve meyvelere teker teker bırakılır. Yumurtadan çıkan tırtıllar 4- 8 saat içerisinde meyvelere giriş yapar ve meyve içerisinde beslenir. Larva süresi 30- 40 gün sürer ve zararlı yılda 2- 3 döl verir. Elma içkurdu cevizin en önemli zararlılarından birisidir. Zararı doğrudan meyvededir ve meyve içerisine giren larvalar ceviz içlerini tahrip ederek kalitenin ve erken dökümler sebebiyle verimin düşmesine neden olurlar.

Mücadelesi : Elma içkurdu mücadelesinde kültürel önlem olarak yere dökülen kurtlu meyveler toplanıp derince toprağa gömülmeli, ceviz ağaçlarının kalın dal ve gövdelerine haziran ayı başında oluklu mukavvadan tuzak bantlar sarılarak bunlara gelen larvalar yapılacak kontrollerde imha edilmelidir. Yeni oluşturulacak bahçelerde dayanıklı çeşitler tercih edilmelidir. Zararı doğrudan meyvede olması nedeniyle mücadele eşiği düşük olan zararlının etkili doğal düşmanları bulunmakla birlikte, genelde ilaçlı mücadele gerekmektedir. İlaçlı mücadelesinde ise ilaçlama zamanının tespiti çok önemlidir. Yumurtadan çıkan larvaların meyveye girmeden önce ceviz ağaçları  ilaçlanmalıdır. Mücadele zamanının belirlenmesinde zararlının ilk ergin çıkışları izlenmekte, bu amaçla eşeysel çekici tuzaklar ve etkili sıcaklık toplamlarından yararlanılmaktadır. Tahmin uyarı yöntemi adı verilen bu yöntemin uygulanamaması durumunda ise ceviz ağaçlarının fenolojisinden yararlanılmalı ve ceviz meyveleri fındık büyüklüğüne (1.0-1.5 cm çapında) ulaştığında ilaç uygulanmasına başlanmalı ve kullanılan ilacın etki süresine bağlı olarak ilaçlamalara devam edilmelidir.

2. Yaprak bitleri (Choromaphis juglandicola, Callaphis juglandis)

Ergin bireyler sarı renkli ve 1.5-2.0 mm boyundadır. Cevizde zararlı olan her iki yaprakbiti türünün yaşam çemberi birbirine benzer olup populasyon içerisinde kanatlı ve kanatsız ergin bireylere rastlanabilir. Kışı yumurta halinde geçirirler ve ilkbaharda yumurtalardan çıkan bireylerin tamamı dişi bireylerden oluşur ve yaz boyunca döllemsiz olarak canlı yavru doğurmak suretiyle çoğalırlar. Günlük ışıklanma süresi, sıcaklık, besin durumu gibi faktörlere bağlı olarak sonbaharda yumurta bırakacak bireyler oluşur ve kış yumurtaları bırakılır. Çevre koşullarına bağlı olarak bir yılda çok sayıda döl verirler. Yapraklarda bitki özsuyu ile beslenen yaprakbitleri ceviz ağaçlarının gelişmesini yavaşlatarak kalite ve verimi olumsuz etkiler. Yaprakbiti yoğunluğunun ilkbaharda yükselmesi durumunda meyve iriliğinde bir düşüş görülürken, yaz aylarında görülecek yüksek yaprakbiti yoğunluğu meyve içlerinin buruşmasına neden olmaktadır. Aynı zamanda salgıladıkları tatlımsı madde üzerinde çürükçül mantarlar gelişerek karaballığa neden olurlar.

Mücadelesi: Yaprakbiti türlerinin çok sayıda doğal düşmanı bulunmakta ve bunlar zararlıyı genelde baskı altına alabilmektedir. Zararlıya karşı ilaçlı mücadeleye karar verirken yararlı türlerin yoğunluğu dikkate alınmalıdır.

3. Avrupa Kırmızı Örümceği (Panonychus ulmi)

Avrupa kırmızı örümceğinin ergin dişi bireyleri koyu kırmızı renkli, ortalama 0.8 mm boyunda, yumurtaları kiremit kırmızısı renkte, soğan biçiminde ve üzerinde bir sapçık bulunur. Kışı yumurta döneminde ağaçların dal ve dalcıklarında geçirir. İlkbaharda yumurtadan çıkan larvalar taze sürgünlere geçerek yaprakların bitki özsuyunu emmek suretiyle beslenmeye başlar. Ergin hale geldikten sonra yumurtalarını yaprakların alt yüzeylerine bırakırlar. Beslenme yerlerinde ağ oluşturmazlar. Bir yıldaki döl sayısı 8- 9 u bulur.

Mücadelesi: Avrupa kırmızı örümceğine karşı ilaçlı mücadeleye karar vermeden önce doğal düşmanlarının yoğunluğu dikkate alınmalıdır. İlaçlı mücadelesinde ise yoğunluğu yaprakçık başına 3- 5 bireyi seçtiğinde uygun bir akarisit ile uygulama yapılmalıdır.

            4. İki Noktalı Kırmızı Örümcek (Tetranychus urticae)

İki noktalı kırmızı örümcek erginlerinde renk yeşilimsi veya kahverengimsi yeşildir. Yumurtaları açık sarı renkte, şeffaf ve yuvarlaktır. Kışı ergin dişi dönemde ağaçların gövdelerinde ağaç kabuklarının altında, yere dökülmüş yaprak kalıntıları arasında geçirir ve ilkbaharda mart ayından itibaren kışlak yerlerinden çıkarlar. Yaprakların alt yüzeyinde bitki özsuyunu emmek suretiyle beslenir ve ağacın zayıflamasına neden olur. Beslenme yerinde yoğun bir şekilde ağ örer. İklin koşullarına bağlı olarak yılda 10- 15 döl verebilir.

Mücadelesi: Diğer zararlılara karşı gereksiz ilaç uygulamalarından kaçınılmalıdır. Yoğunluğu yaprakçık başına 3- 5 bireyi geçtiğinde uygun bir akarisit ile uygulama gerekebilir.

5. Kabuklu bit ve Koşniller

San jose kabuklubitinin ergin dişilerinin kabukları esmer renkli ve 1.7- 2.0 mm çapındadır. Zararlının bulunduğu dalın kabuğundan boyuna bir kesit alındığında kan kırmızısı emgi lekeleri ortaya çıkar. Kışı birinci dönem larva halinde geçirir ve yılda üç döl verir. Ağaçların gövde, dal, yaprakçık, sürgün, tomurcuk ve meyvelerinde bitki özsuyunu emmek suretiyle zararlı olur. Emgi esnasında toksik madde salgılar ve ağacın zayıflamasına neden olur. Mücadelesinde, budama esnasında zararlı ile bulaşık olan dallar kesilerek bahçeden uzaklaştırılmalı, bahçe kurulurken temiz fidan kullanılmalıdır. Zararlıya karşı gerekmesi durumunda kış mücadelesi yapılabileceği gibi, erken ilkbaharda ve yaz aylarında da larva döneminde ilaçlamalar yapılabilir. Kahverengi koşnil ergin dişilerinin kabuk çapı 3.5 mm kadardır ve kahve renklidir. Kışı ağaçların genç dal ve sürgünlerinde ikinci dönem larva halinde geçirir. Yılda bir döl veren zararlı yaprakçık, dal ve sürgünlerde bitki özsuyunu emmek suretiyle zararlı olur. Aynı zamanda salgıladığı tatlımsı madde nedeniyle fumajin oluşumuna neden olur. Gerek bitki özsuyunu emmesi gerekse karaballık  oluşturması nedeniyle ağaçların sürgün ve dalları gelişemez, yapraklar dökülür ve ağacı zayıflatarak verimi olumsuz yönde etkiler.

            Mücadelesi :  Koşnil ile bulaşık dallar budama esnasında bahçeden uzaklaştırılmalıdır. Yoğun olarak bulunan bahçelerde yumurtalarının yarıdan fazlasının açıldığı dönemde larvalarına karşı ilaç uygulaması yapılmalıdır.

6. Ceviz Antraknozu ( Gnomonia leptostyla )

Cevizlerde görülen en önemli hastalık Ceviz antraknozu (Gnomonia leptostyla) dur. Hastalık, ağacın yaprakçık, meyve, genç sürgün ve yaprak saplarında görülür. Mantari (fungus) olan bu hastalık  meyve kabuğundan meyvelere geçebilir. Ağaç hastalıktan dolayı yaz ayı ortalarında kenarları kurumuş, kıvrılmış ölü yapraklarla kaplanır ve daha sonra bu yapraklar dökülür. Enfeksiyon şiddetli ise ağaç yapraksız kalır.

Hastalık meyvede küçük noktalar veya daha büyük kara lekeler halinde görülür. Sonbaharda yere dökülen yaprakların toplanarak imha edilmesi enfeksiyon kaynağını önemli ölçüde azaltır. Hastalığın her yıl görüldüğü yerlerde Bordo Bulamacı (göz taşı) veya diğer hazır bakırlı preparatlarla ağacın bütün gövde ve dalları  ilkbaharda tomurcuklar patlamadan %2 lik Bordo bulamacı (göztaş); ile iyice yıkanacak şekilde Pülverizatörle püskürtmeli. Aynı ilaçi ikinci kez tekrar meyveler findik büyüklüğüne geldiği zaman %1 oranında hazırlanıp verilmeli. Manep W.P aktif maddeli fungusitler 100 litre suya 300 g dozda uygulanır. Yağışlı geçen yıllarda ise fungus enfeksiyonlarına karşı çiçeklenmeden önce veya çiçeklenmeden sonra 2 hafta ara ile hazır bakırlı ilaçlar kullanılırsa (Marsonina juglandis) bakteriyel (Xanthomanas campestris) hastalıkları tamamen kontrol altına alınmasıyla beraber bakırlı ilaçlara çok duyarlı olan ceviz yapraklarındaki fitotoksik etki de önlenmiş olur.

7. Ceviz İç Kurdu (Cydia pomonella)

Cevizde en önemli zararlılardan biri ceviz içi kurdu (Cydia pomonella) dur. Bu zararlı Ülkemizde genellikle 2-3 döl verir. Larvaları meyvede zarar yapar. Yumurtadan çıkan larvalar meyveyi delerek içeri girer, galeri açarak beslenir. Meyve içinde bir aydan fazla süre beslenir. Sonuçta meyveler dökülür. Mücadelesi yapılmaz ise önemli zararlar meydana gelir.

Mücadele için Azinphos-methyl (230 g/l, EC) 200 ml/100litre suyaCarbaryl (%50 WP200g /100litre suya veyaPhosalone(%30 EC) 200ml/100lt suya karıştırılarak uygulanır.Kimyasal mücadelenin haziran ayı içinde, ceviz meyveleri can eriği büyüklüğüne gelince yapılması gerekir


              

Resim 18. Ceviz İç Kurdu Zararı

 

8. Ceviz Yaprak Gal Akarı (Eriophyes tristrıaties)-(Uyuz)

Ceviz yaprak gal akarı (Eriophyes tristrıaties) (uyuz) yaprak dokusu içerisinde yaşar ve bulunduğu yerde yaprağın her iki tarafında kabaran gal oluşturur. Önce açık yeşilimtrak olan gal rengi giderek kızarır, kahverengileşir ve siyaha dönüşür. Yoğun bulaşmalarda meyvenin şekli bozulur ve olgunlaşmadan dökülür. Mücadelesinde kükürt (80 WP) 500g/100 litre su veya Thiodan 150 ml/100 litre su karıştırılarak uygulanır


HASAT

Yurdumuzda genellikle cevizler eylül ayının ortalarından ekim ayı sonlarına kadar, erkenci çeşitler ise Ağustos ayının ortalarına kadar hasat edilmektedir. Erkenci çeşitler daha çok taze ceviz olarak tüketilmektedir.

Hasat zamanını belirleyen en belirgin özellik, meyve üzerini saran yeşil kabuğun çatlamasıdır. Meyve üzerindeki yeşil kabuğun 1/3'ünün çatlamış olması durumunda hasada başlanır. Cevizlerde en ideal hasat, dallarda silkeleme şeklinde yapılır. Bu amaçla, geliştirilmiş meyve silkeleyici veya toplayıcı araçlar da bulunmaktadır. Hasatta kesinlikle sırık ve sopa gibi cisimler kullanılmamalıdır. Meyveleri dökmek için sırıkla yapılan her darbe ağacın gelecek yıl ürün verecek olan sürgün uçlarının kırılmasına neden olabilir.

Hasat edilen meyveler, yeşil kabuğu temizlendikten sonra, ceviz ağacının gölgesinde veya gölgelik yapacak hangar gibi havadar bir yerde örtüler üzerine 15-20 cm kalınlığında serilerek kurutulur. Ayrıca, yeşil kabuk temizleyici makineler geliştirilmiştir. Cevizler kabuklardan temizlendikten sonra yıkanmakta, 38 - 43°C’ de özel yapılmış fırınlarda kurutularak da depolanabilmektedir. Tohumluk için ayrılacak cevizler fırında kurutulmamalıdır. Bunlar sadece havadar, güneş almayan, gölge yerlerde kurutularak dikim tarihine kadar muhafaza edilmelidir.

 

 


Resim 19. Cevizlerde hasat olumu  


Resim 20. Ceviz Soyma Makinesi